Connect with us

Sağlık

Parkinson Hastalığı Nedir? Belirtileri Nelerdir?

Parkinson hastalığı beyindeki dopamin hücrelerinin birbirleriyle haberleşmesine yardım eden hücrenin bozulması ile ortaya çıkan önemli bir rahatsızlıktır. Peki, bu hastalığın detayları nedir?

Yayınlanma Tarihi

-

Parkinson hastalığı beyindeki dopamin hücrelerinin birbirleriyle haberleşmesine yardım eden hücrenin bozulması ile ortaya çıkan önemli bir rahatsızlıktır. Peki, bu hastalığın detayları nedir?

Beyindeki dopamin üreten hücrelerinin işlevini kaybetmesidir. Hareket kontrolünün kaybedilmesi, akıcı ve uyumlu hareket edememedir. Hareketlerde yavaşlığın yanı sıra psikiyatrik rahatsızlık ve dinlenme halinde titreme gibi pek çok rahatsızlığa neden olabilir. Parkinson hastalığı çoğunlukla 60 yaş sonrası kişilerde görülür. 

Parkinson genetik nedenlere bağlı olarak kırklı yaşlarda da ortaya çıkabilir. Tedavi sürecinde alanında uzman hekiminiz ilk olarak ilaç önerebilir. Bazı kişilerde ilaç tedavisi yetersiz kaldığında, ilaçların yoğun yan etkisinin görülmesi halinde beyin pili yöntemi tercih edilebilir. Parkinson hastalığı Parkinson plus, atipik parkinson gibi hastalıklar erken dönemde oluşabilir. Klasik parkinson diyebilmek için hastanın ana bulguları taşıması gerekir. Parkinson hastalığı Multiple sistem atrofisi, kartikobazal dejenerasyon, ilerleyici supranükleerpalsi gibi hastalıklar atipik hastalığın bünyesinde oluşabilir. İkincil parkinsonizm olarak ta adlandırılan rahatsızlık farklı semptomlar sonucunda oluşabilir. Belirtileri ilaç kullanımı, beyinde su toplama ve beyin tümörü gibi pek çok faktöre bağlı olarak ortaya çıkabilir.  

Parkinson Hastalığının Nedenleri Nelerdir? 

Beyinde dopamin üreten bölgede hücre kaybına bağlı olarak ortaya çıkan bu hastalığın maddenin az salınımı sonucunda oluşmaktadır. Hastalığa çeşitli hayvansal zirai ilaçlar ve kimyasallar sebep olabilir. Hastalığın detayları nedir? sorusuna yanıt olarak  genetik faktörlere bağlı olarak ta oluşabilir denilebilir.

Parkinson Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

Bu hastalık dopamin maddesinin az salgılanması sonucunda ortaya çıkabilir. Hasta hareketiyle ilişkili olan pek çok duygunun yanında hastada farklı şikâyetlere de neden olabilir. Belirtileri bilişsel fonksiyonlarda azalmanın yanı sıra yorgunluk, anksiyete, depresyon, görme ile ilgili bozulmalar, davranış bozuklukları, uyku anormallikleri, ağrı ve kilo kaybıdır. Klasik bulguları ise katılık, titreme harekette yavaşlama, ayakta duruş bozukluğu dur. Bu hastalık kişide yavaş yavaş ortaya çıkmaktadır. Vücuttaki bulguları asimetrik olup hastalığın durumuna göre kademeli olarak ilerleyebilir. Parkinson hastalığı dopaminerjik ilaçlarla tedavi edilebilir. 

Parkinson Hastalığı Günlük Hayatı Nasıl Etkiler? 

Bu hastalığa neden olan ana bulgulardan bazıları şunlardır: 

  • Titreme 
  • El titremesi 
  • Çene ve dudakların titremesi    
  • Başparmağın kontrolsüz hareket etmesi 
  • Bacak kaslarında meydana gelen seyirmeler 
  • Titreme, el titremesi  

Her el titremesi Parkinson hastalığı rahatsızlığına yakaladığımızı göstermez. Bu hastalık esnasında titreyen eller genellikle istirahat halindeyken görülebilir. Stresli ya da heyecanlıyken kahve ya da ilaç tüketimi sonrasında gelişen esansiyel, tremor denilen ailevi geçişli tremor hastalığı titremeleri Parkinson’dan farklıdır. Belirtileri hareketlerde görülen yavaşlama ile kendini gösterir. Hastalık sürecinde meydana gelen harekete başlama ve hareketin devam ettirilmesi sırasında görülen zorlanma en sık görülen bulgular arasında yer alır. Hastalar sıklıkla kısa adımlarla yürürken kaslarda sertleşme nedeniyle vücut üzerinde çeşitli ağrılar hissedilebilir. 

Konuşma hızının artması, alçak ses tonuyla konuşma, konuşurken yüz mimiklerinin azalması ve konuşmanın monotonlaşması gibi konuşmada görülen pek çok değişim Parkinson hastalığı bulguları arasında yer alır. Ani gelişen el yazısındaki kötüleşmeler ve kelimelerin yakın yazılması, kelimelerde küçülmeler görülmesi hastalığın önemli belirtilerindendir.

Bu hastalığa neden olan bağırsak hareketlerinin azalmasına bağlı olarak kabızlık şikâyeti de hastalığın erken dönem belirtileri arasında yer alır. Belirtileri idrara çıkma da görülen zorluklar, depresyon, ayakta duruş pozisyonunda bozulmalar, tansiyon düşüklüğü gibi çeşitli bulgulardan oluşur. Bu semptomlar parkinson hastalığına neden olabilir. Mimiklerin azalmasıyla yüzde ciddi ifade kayıpları görülebilir. İleri evrelerde ise hastalarda daha çok yutkunma güçlüğü görülebilir.

İnsan beyni dopamin üreten hücrelerin yoğun bulunduğu substabsiya nigra adlı bölgede aktif çalışır. Bölgede üretilen pek çok kimyasal madde, dopamin, kişinin hareketlerini kontrol ederek striyatum adlı beyin bölgesi arasındaki iletişimi sağlar. Dopamin hücresinin büyük ölçüde azalması üretiminin yetersiz kalarak Parkinson hastalığının oluşmasına neden olabilir. Semptomları nelerdir? uyumsuz, ritmik, titrek ve akıcı olmayan hareketler toplamı olup hücrelerinin önemli ölçüde azalması sonucunda oluşur. 

Anne, baba ve kardeşte görülebilen bu rahatsızlık, hastalık öyküsü bulunan kişilerde yüksek oranda görülebilir. Toplumun genelinde yüksek oranda görülebilir. Anne, baba ve kardeşlikte görülen bu hastalık toplumun geneline kıyasla yüksek oranda hissedilir. Belirtileri genetik öyküsü bulunan aile fertlerinde ortaya çıkabilir. Hastalık ailede çok erken yaşlarda başlayabilir. Bu durum genellikle Parkinson rahatsızlığı geçirenlerin yüzde beşinde görülür. 

Parkinson Hastalığına Neden Olan Risk Faktörleri Nelerdir?

Bu hastalığı tetikleyen pek çok faktör analiz edilerek alanında uzman hekimler tarafından çeşitli ilaç ve tedavi yöntemiyle iyileştirilebilir. Parkinson hastalığı, rahatsızlığına neden olan çeşitli risk faktörlerinden bazıları şunlardır: 

  • İleri yaş 
  • Obezite 
  • Kafa travması 
  • Kırsal yaşam 
  • Çiftlik ve kuyu suyu kullanımı 
  • Ailede hastalık öyküsünün bulunması 
  • Tarım ilaçları 
  • Kafa travması 
  • Beyaz ırk 
  • Demir manganezin diyetle yüksek miktarda alınması 
  • Fiziksel ve duygusal bozukluk  
  • Stres 
  • Besinlerle alınan hayvansal yağlar 

Parkinson Hastalığında Koruyucu Faktörler Hangileridir?

Parkinson Hastalığında Koruyucu Faktörler Hangileridir

Parkinson hastalığı tedavi edilme sürecini kısaltan, hastaları kısa sürede iyileştiren pek çok koruyucu önlem,  uygulama bulunmaktadır. Hastalığın tedavi edilmesinde etkili olan yöntemler hastalığın belirtileri, semptomlarının doğru analiz edilmesi sonrasında uygulanabilir. Hastalığın koruyucu faktörlerden bazıları şunlardır: 

  • Alkol, sigara kullanımı 
  • Kahve ve kafein tüketimi 
  • Fazla fiziksel aktivite
  • Nonsteroid antienflamatuar ilaç kullanımı
  • Anti hipertansif ilaç kullanımı 

Bu hastaların doğru, sağlıklı yöntemlerle tedavi edilmesi için hayvanlar üzerinde çok sayıda deney uygulanmıştır. Sigara kullanımına bağlı olarak nikotin maddesinin dopamin hücrelerini koruduğu saptansa da sigara içerisinde bulunan nikotinin pek çok zararlı, zehirli etkisi görülmüştür. Bu hastalığın detayları nedir? sorusuna yanıt olarak; kalp damar hastalıklarının yanı sıra kansere neden olan bu hastalık kişide hayati risk oluşturabilecek pek çok hastalığa neden olabilmektedir. Tedavi sürecinde sigara kesinlikle kullanılmamalıdır. 

Parkinson Belirtileri Nelerdir? 

Parkinson hastalığı belirtileri kişide kendini hemen hissettirmeyebilir. yavaş ilerleyen nörodejeneratif bir rahatsızlıktır. Hareket sistem aksaklığı Parkinson’u karakterize eder. Konuşmanın monotonlaşmasının yanı sıra mimiklerin azalması ve aktivitelerin bozulması, gövdenin hafif öne eğik olması, titreme hareketlerinde yavaşlama, hareket kısıtı, kollarda ağrı gibi pek çok belirtiye sahiptir.

Semptomları nelerdir? semptomları yavaş yavaş kendini gösterir. Normal yaşlanma süreci, eklem hastalıklarının yanı sıra depresyon ile ilişkilendirilebilir. 4 ile 6 yıl öncesinde omuz, boyun, kol ağrıları, depresyon gibi pek çok semptomun ortaya çıkması hastalığın belirtileri, bulgularından oluşur. Parkinson hastalığı, rahatsızlığının en sık görülen belirtisi istirahat sırasında tek el ve parmaklarda meydana gelen titremedir. Aynı hafta kişinin yürüyüşüne eşlik eden çeşitli kol salınımları ortadan kalkar. 

Titreme ayakta nadiren görülürken bazen dil ve çene bölgesinde de başlayabilir. Titreme olmadan hareketlerde yavaşlama hastalığın başlangıç evresinde görülebilir. Yürüyüşe eşlik eden kol, salınım hareketlerinin azalarak elde beceri kaybının olması, mimiklerin fakirleşmesi, yazının küçülmesi, yürürken bacakta görülen tutukluk ve ayakta sürme gibi pek çok faktör Parkinson hastalığına neden olabilir. Parkinson hastalığı aşamasında ilk ortaya çıkan belirtiler ise genel olarak diğer eklem ve vücut yapısı üzerinde etkisini gösterir. Hastalık, üst ekstremitlerde ortaya çıkan el ayak, kol, bacak, yüz, konuşma ve dokunma duyusuna etki edebilir. Belirtilerin alt ekstremitelerinde başladığı zamanlarda bacak, kol, ayak, el, ses, yutma ve yüzde çeşitli bozukluklar ortaya çıkabilir. 

Parkinson Hastalığı Evreleri Nelerdir? 

Parkinson Belirtileri Nelerdir

Parkinson hastalığı kişide çeşitli evreler sonucunda ortaya çıkabilir. 1. evrede belirti ve bulgular tek taraflı ve hafif dereceli olup herhangi bir özürlülüğe yol açmaz. Kişide genellikle titreme bir miktar olup duruş ve yürüyüşte bozulmalar meydana gelebilir. İkinci evrede ise her iki tarafta da etkili olan hastalık çok az özürlülük hali hissettirebilir. Parkinson nedir? özellikle duruş ve yürüyüş üzerinde etkili olabilir. 3. evrede gövde hareketlerinde belirgin şekilde yavaşlama, düşme ve denge bozuklukları görülebilir. 

Peki, Parkinson detayları nedir orta derecede yaygın işlev bozukluklarıdır. 4 evrede belirtiler oldukça şiddetli olup hasta zorlansa da yürüyebilir. Bu evrede kişinin hareketlerinde yavaşlama ve katılık görülebilir. Titreme önceki evrelere göre daha az görülse de hasta yardımsız tek başına yürüyemez. Beşinci evrede hasta yatağa tekerlekli sandalyeyle bağlı olup sürekli bakıma ihtiyaç duyar. 

Parkinson Tanısı Nasıl Konulur? 

Parkinson tanısının konulabilmesi için nöroloji uzmanından yardım almalısınız. Bu yardım nedir Parkinson duruş bozukluğu yukarıda belirtilen evre, aşamalarıyla adım adım gelişir. Alanında uzman hekiminiz öykü ve fiziki muayene aşamasını geçtikten sonra hastalığı iyileştiren çeşitli tedavi yöntemlerine başvurabilir. 

Peki nedir? nasıl yapılabilir? kesinleştiren zorunlu beyin taramasına, çeşitli kan testlerine gerek yoktur. Hekiminizin uygun görmesi halinde radyoloji, görüntüleme yöntemleri kullanılarak hastalığın olası nedenleri önceden saptanır. Bu sayede hastalık kısa sürede rahatlıkla tedavi edilebilir.  

Parkinson Tedavisi  

Parkinson Tedavisi  

Beyinde meydana gelen hücre kaybına bağlı olarak ortaya çıkan parkinson tedaviye en iyi yanıt veren rahatsızlıklardandır. Hastalık yavaş seyrettiği için hastanın sürekli olarak hekim desteği alarak tedavi görmesi gerekir. Kişinin yaşam kalitesini zamanla düşürdüğü için aile bireylerinin bilinçlenmesi, hastaya gerekli desteği vermeleri tedavinin doğru ve hızlı şekilde sonuçlanmasını sağlar.

Parkinson hastalığı belirtilerini fark ettiğinizde nöroloji uzmanına başvurarak tedavi sürecinizi kısaltabilirsiniz. Erken dönem tedavi, hastalığın vücuda yerleşimini büyük ölçüde yavaşlatırken kişinin hayat kalitesini artırarak kısa sürede hayata dönmesini sağlar. Hastalığın evrelerine göre uzman hekiminiz tarafından verilen çeşitli ilaç, tedavi yöntemlerine hemen başvurulmalıdır. Doğru, dikkatli tedavi yöntemleriyle hasta kendi hayatına kısa sürede rahatça devam edebilir. Semptomları nelerdir Parkinson dopamin üreten hücrelerin kaybı ile kişide fiziksel, zihinsel kayıplara neden olabilir.   

Dopaminerjik sinir sisteminde meydana gelen azalma ilaç ile dengelendiğinde kişi kısa sürede tedavi edilebilir. Son yıllarda bazı hastalarda uygulanan beyin pili, derin beyin simülasyonu, hastalığın tipik belirtilerinin ortadan kaldırılmasında oldukça etkili olmuştur. Bu sayede kişi yaşam kalitesini arttırarak hayatına keyifle devam edebilir. Parkinson nedir?; beyin sisteminde meydana gelen sinirsel,  davranışsal bozulmadır. Hastalığın tedavi edilmesi için kabaca beynin ilgili bölgelerine uyarı elektrotları yerleştirilir. Karın ve göğüs belgesindeki cilt altında batarya koyularak derin beyin simülasyonu sağlanır. Hekiminizin doğru teşhis koymasından sonra Parkinson vakaları deneyimli uzman doktorlar tarafından gerçekleştirilir.

Bu tedavi süreci nedir? Beyin hücrelerinin bozulması şeklinde ortaya çıkan Parkinson, tedavi yöntemlerinin başarı şansını oldukça yükseltmektedir. Hastaların ilaç tedavilerinin yanı sıra pek çok beden egzersizi yapmaları hastalığın etkin tedavi edilmesinde oldukça fayda sağlar. Parkinson hastalığı tedavi aşamasında muhakkak egzersiz yapılmalıdır. Bu yöntemler kişinin kendini daha iyi hissetmesinin yanı sıra kas sertliği ya ve hareket yavaşlığı gibi pek çok soruna çözüm kaynağıdır. Hastanın hareket kabiliyetini artırması için sağlıklı, rahat, düzenli egzersiz yapması tavsiye edilir. 

Özellikle erken evrede hastaların hareketleri henüz kısıtlanmadığı için bu egzersiz ve faaliyetleri daha kolay ve pratik şekilde gerçekleştirebilir. Hekiminizin önerdiği hareket ve egzersiz programları daha aktif yaşam için cesaretlenmenize, hareket serbestliği kazanmanıza yardım eder. Belirtileri hareketlerde, konuşmada yavaşlama şeklinde ortaya çıkabilir. Beyinde dopamin iletisini artıran egzersiz hareketleri bilişsel işlevlerin yanı sıra hareket özgürlüğünüzün artmasına yardım eder. Fizyoterapist tarafından hastalığın evresine, kişinin durumuna göre çeşitli hareketler önerilir. Egzersizler yorgunluk yaratmadığı gibi hastaya zindelik kazandıracaktır. Yürüyüş, mimik hareketleri, düğme ilikleyip açma, yataktan kalkma veya yatma, giyim konuşma bozukluğunun iyileştirilmesine yönelik nefessiz çene, dudak ve egzersizleri gibi pek çok uygulamadan oluşur. 

Parkinson Belirtileri Nelerdir? 

Temel bozukluk koordinasyon hareketlerinin kısıtlanması,  beyin bölümlerinin işlevini tam yerine getirememesidir. Semptomları nelerdir? neden olan pek çok sebep tam olarak bilinmese de hastalık,  çeşitli semptomlar sonucunda ortaya çıkar. Bu hastalığa neden olan semptomlardan bazıları şunlardır: 

  • Travma 
  • Tümör 
  • Zehirlenme 
  • Ailevi sebepler 
  • Bazı ilaçlar 
  • Geçirilmiş beyin enfeksiyonları 
  • Kandaki kırmızı hücrelerin aşırı yükselmesi 
  • Ateroskleroz

Parkinson Neden Oluşur? 

Parkinson Neden Oluşur

Sağlıklı bir bireyin beyin bölgesinde yer alan dopamin hücrelerinin işlevinin bozulması sonucu oluşabilir. Beyin hücrelerinde yer alan dopamin adı kimyasal, vücut hareketlerinin yavaşlamasına, eklem bozukluklarına sebep olabilir. Belirtileri dopamin hücrelerinin yüksek oranda kaybı sonucunda ortaya çıkan bulgulardan oluşur. Vücudun ihtiyaç duyduğu dopaminin karşılanmaması çeşitli motor belirtilerine neden olabilir. Dopamin dengesinin bozulması kişinin birbiriyle uyumlu, akıcı hareket etmesini engelleyebilir.

Dopamin eksikliğine bağlı olarak kişinin beyninin farklı bölgelerinde çeşitli iletişim bozuklukları ortaya çıkabilir. Bu da kişinin hareketlerinin aksamasına, istemsiz titreme davranışı göstermesine neden olabilir. Sinir sistemi, koku ve beyin sapı duyusunda görülen çeşitli bozulmalar Parkinson hastalığı rahatsızlığının en erken belirtileri arasında yer alır. Bu hastalık zamanla dopaminin yoğun görüldüğü substantiyanigra bölgesine beyin kabuğuna doğru hızlıca yayılır. Koku duyusunun azalması, hareketlerde yavaşlama, kabızlık, uyku bozukluğu, titreme gibi pek çok motor semptomunun ortaya çıkması hastalığın çok daha önce başladığına işaret edebilir. 

Parkinson’un Yaygın Belirtileri Nelerdir? 

Parkinson’un Yaygın Belirtileri Nelerdir

Parkinson hastalığı belirtileri en çok hareketle ilgilidir. Kas, eklem sisteminde kasılmalar, yürüyüş farklılıkları, kamburluk gibi semptomlara neden olabilir. Belirtileri nelerdir? motor olmayan belirtileri anksiyete, depresyon, koku duyusunun kaybolması, kabızlık, uyku ve cinsel ilişki bozukluklarıdır. Her kişide farklı semptomlara bağlı olarak gelişen hastalık kişiden kişiye göre farklı şekillerde ortaya çıkabilir. Hemen her yaş grubunda ortaya çıkabilen hastalık 30 yaş ve altındaki bireylerde nadir de olsa görülebilmektedir. Hastalığın etkileri, semptomları kişiden kişiye değiştiği için ilerleyişi de farklılık gösterecektir.  Semptomları nelerdir? belirtileri tek bir el hareketinde görülen yavaşlama şeklinde de kendini gösterebilir. Bu bulgu hastalığın ilk belirtisidir. 

Yürüyüş sırasında kolun savrulmasında görülen azalma, omuz ağrısı gibi çeşitli şikâyetler de hastalığın ilk evrelerinde görülebilir. Erken dönem Parkinson hastalığı hastaların pek çoğunda denge sorunlarına neden olabilir. İstirahat sırasında titreme özellikle elde hissedilir. Bazı hastalarda kol ve bacaklarda görülen titreme felç gibi durumlara neden olabilir.

Hastaların yaklaşık %15’inde titreme görülmemiştir. Titreme şikâyetlerinin varlığı daha çok hastalığa erken tanı konulmasında yardımcıdır. Tipik yaşlanma belirtileri ile karıştırılmamalıdır. Mimik kullanımının azalması, hareketlerin yavaşlaması, vücudun hafiften eğilmesi, konuşmanın monotonlaşması gibi pek çok belirti bu hastalığın en yaygın göstergeleridir. Kol, omuz, boyun ağrısı, depresyon, anksiyete gibi pek çok belirti hastalara farklı tanılar konulmasına neden olabilir. Semptomları nelerdir? Sık görülen parkinson belirtilerinden bazıları şunlardır: 

  • Yüz ifadesinde farklılaşma 
  • Ses tonunda yumuşama 
  • Ayak sürme 
  • Bacaklarım birinde tutukluk 
  • El yazısının küçülmesi 
  • Kol salınımının yürüyüşüne eşlik etmemesi 
  • Titreme  
  • Gözleri kırpmaksızın sabit bakmak 
  • Vücudun öne doğru eğilmesi 
  • Omuzda donukluk 
  • Boyun, uzuvlarda karıncalanma ve uyuşma 

Parkinson Tedavi Yöntemleri Nelerdir? 

Parkinson Tedavi Yöntemleri Nelerdir

Yaşam kalitesinin zamanla düşmesine bağlı olarak ortaya çıkan Parkinson hastalığı tedavisi için öncelikle kişinin kendisinin, aile bireylerinin hastalık hakkında doğru bilinçlenmesi gerekir.  Belirtilerinin ilk çıktığı zamanlarda alanında uzman bir hekime başvurarak hastalığı erken dönemde kontrol altına alabilirsiniz. Bu sayede tedaviye daha hızlı, doğru, sağlıklı bir şekilde yanıt verebilirsiniz. Hastalığın tedavisi, Parkinson evresine göre farklı şekillerde uygulanmaktadır. Semptomları nelerdir Parkinson belirtilerinin doğru analiz edilmesi, tedavi sürecini kısaltabilir. Kişinin çevresine bağımlı olmadan yaşamına devam etmesi için hekiminiz tarafından verilen ilaç ve tedavi yöntemlerini doğru, özenli şekilde uygulamanız gerekir. 

Parkinson Nedir? nasıl kendisini gösterir? Zihinsel, bedensel yavaşlama olup evrelerine göre farklı semptomlarla kendini gösterir. Kişiye dopaminerjik sinir sinyalleri verilerek beyin hücrelerinin çalıştırılması hedeflenir.  Hastalığı önlemek için çeşitli yardımcı ilaçlar tavsiye edilir. Hekiminizin önerdiği ilaçlar hastalarda farklı yan etkilere yol açsa da bu ilaçları bırakmadan önce muhakkak uzman hekiminizle iletişime geçmelisiniz. Doktorunuz ilaçların dozunu değiştirebilir ya da bırakmanıza karar verebilir. Parkinson hastalığı, rahatsızlığının ilaçla tedavi edilememesi durumunda cerrahi seçeneklere başvurulabilir. Derin beyin stimülasyonu olarak bilinen beyin pil uygulaması hastanın beyin bölgesine uyarı, elektrotları gönderir. 

Elektrot aktarımı göğüs ve karın bölgesine pil yerleştirilerek gerçekleştirilir. Parkinson hastalığı tedavi aşamasında hekiminiz tarafından en çok seçilmiş vakalarda uygulanan beyin pili kullanılır.  Tedavi uygulamaları sonucunda kişilerin pek çok şikayetinin azaldığı saptanmıştır.

Semptomları nelerdir? Parkinson belirtileri tedavi sürecini doğrudan etkiler. Parkinson türlerine göre hekiminiz tarafından tavsiye edilen pek çok egzersiz, ilaç, tedavi yöntemi uygulanabilir. Kişinin evde kendi başına uygulayabileceği ya da hekim gözetiminde tercih edebileceği çok sayıda fizik tedavi uygulaması bulunmaktadır. Bu egzersizler hastanın erken dönemde hareket kabiliyetini artırarak hayatına kolay, hızlı şekilde dönmesini sağlar. Fizik tedavi egzersiz, hareket programı fizyoterapistler tarafından hazırlanmıştır. 

Hastalarının Hayatını Kolaylaştırmak İçin Neler Yapılabilir? 

Hastalarının Hayatını Kolaylaştırmak İçin Neler Yapılabilir

Hastaların kısa sürede tedavi edilerek sosyal yaşamlarına dönmeleri için uzman hekimlerin tavsiye ettiği ilaç, egzersiz ve tedavi yöntemleri uygulanmalıdır. Belirtileri bu hastalığın doğru tedavi yönteminin uygulanmasını sağlar. Hastaların hayat kalitesini artıran çeşitli aktivite ve uygulamalardan bazıları şunlardır: 

  • Konuşarak ya da çalan bir şarkıya eşlik ederek yapacağınız konuşma pratiği 
  • Varsa kapı eşiklerinin kaldırılması 
  • Konuşmayan hastalar için kelime, alfabe, resim kartlarının düzenli ve periyodik olarak kullanımı 
  • Elde rahat tutulabilen, kırılmayan, metal malzemeden yapılan çata, bıçak gibi mutfak gereçleri kullanımı 
  • Halı, kilim gibi ayağa dolanmaya müsait döşemelerin ortadan kaldırılması 
  • Banyo, tuvalet gibi duvarlara destek amaçlı özel tutacakların takılması 
  • İçecekler için pipet kullanımı 
  • Lavabo, döşemelerin hastaya özel hazırlanması  
  • Kişisel bakımının düzenli ve sık sık yapılması. 

Yukarıda belirtilen pek çok yöntem ve uygulamayı sadece Parkinson hastalığı sırasında değil sağlıklı bir yaşam için muhakkak belirli aralıklarda uzman hekim desteğiyle kontrollü bir şekilde yapmanız önerilir. 


Crohn Hastalığı Nedir? Belirtileri Nelerdir? TIKLA

1 Comment

1 Comment

  1. Pingback: พูลวิลล่า ระยอง

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sağlık

Fucicort Krem Ne İşe Yarar? 

Fucicort Krem adını, içerdiği fusidik asitten alır. Kolay sürülebilen ürün, çeşitli deri bozulmalarını tedavi edebilir. Piyasaya çıkış amacı, stafilokok bakterilerine karşı çözüm sunmaktır. Gram pozitif bakteriler arasındaki stafilokok, ciltte reaksiyon gösteren iltihaplanmalara sebep olur. Ürün, iltihap ve irini pasif hale getirir. Fucicort ne işe yarar sorusunun yanıtı zamanla genişlemiştir.

Published

on

Fucicort Krem Ne İşe Yarar

Fusidik asit içeriğiyle adını alan Fucicort Krem, cilt problemlerini tedavi etmek için kullanılan kolay sürülebilir bir üründür. Başlangıçta stafilokok bakterilerine karşı etkili olması amaçlanarak piyasaya sürülen krem, ciltte meydana gelen iltihaplanmaların neden olduğu reaksiyonları azaltarak iltihap ve irini kontrol altına alır. Zamanla, Fucicort krem ne işe yarar sorusu geniş bir yelpazede yanıt bulmaya başlamıştır.

Yenilenen formülü sayesinde, Fucicort artık sivilce ve akne tedavisi için de kullanılabilir hale gelmiştir. Ayrıca, küçük ölçekli cilt bozukluklarının tedavisinde de oldukça etkilidir. Yağlı ciltlerde sıkça görülen kaşıntı ve nem dengesizliğini düzenlemeye yardımcı olur. Cilt sağlığını etkileyen beslenme bozuklukları, dermatolojik veya hormonal hastalıklar gibi faktörler, cildin yıpranmasına neden olabilir. Fucicort nasıl kullanılır diye merak edenler için, kullanım dozu cildin maruz kalmış olduğu fusidik asit miktarına göre ayarlanmalıdır. İhtiyaca uygun kullanım ile krem, en yüksek verimlilikle sonuç verir.

Fucicort Krem Ne İşe Yarar? 

Fucicort, bazı yan etkilere sahip olan bir üründür ve cilt problemlerinizin dermatoloji uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerekmektedir. Ciltte başlı, başsız, kırmızı, beyaz, sarı gibi farklı reaksiyonlar meydana gelebilir ve bu nedenle, evde sivilce tedavisi yapmadan önce problemin kaynağı öğrenilmelidir. Fucicort Krem, cilt kaynaklı sivilce, akne ve egzama gibi sorunlar için etkilidir ancak hormonal hastalıkların tedavisinde öne çıkmaz. Derin yaralar ve ileri düzey yanıklarda ise etkili olmayabilir.

Fucicort, özellikle Staphylococcus aureus bakterilerine karşı ideal bir üründür ve temel kullanımı egzama tedavisidir. Bağırsak mukozasında ve üst solunum yollarında bulunan bakteriler, cildin sivilcelenmesine yol açabilir. Ancak Stafilokoklar, farklı reaksiyonlar geliştirebilir. Kullanım süresi, doz ve cilt yapısı gibi faktörler, ürünün etkisini belirleyen önemli etkenlerdir. Fucicort Krem, sivilce ve akne gibi sorunlarda kolonilerin çoğalmasını ve iltihaplanmayı engelleyebilir. Düşük seviyeli cilt bozulmalarında etkili olmasına rağmen, ilerlemiş ve kronik hal almış problemlerde yardımcı bir işleve sahiptir.

Sonuç olarak, Fucicort Krem, cilt problemlerinin tedavisinde etkili bir seçenek olabilir ancak yan etkileri ve sınırlı etki alanı nedeniyle, kullanmadan önce mutlaka dermatoloji uzmanına danışmak önemlidir. Cildinizdeki sorunların kaynağı doğru bir şekilde belirlenerek, uygun tedavi yöntemleri belirlenmeli ve Fucicort gibi ürünler sadece uzman önerisi doğrultusunda kullanılmalıdır.

Fucicort Krem Nedir? 

Fucicort Krem Nedir? 

Fucicort Krem, Leo Pharma tarafından üretilen bir cilt kremidir. Leo Pharma’nın merkezi Danimarka’nın Ballerup şehrinde yer almaktadır ve Fucicort, dünya genelinde birçok ülkeye ihraç edilmektedir. Firma, güvenilir ve etkili ürünler sunarak tanınmaktadır. Fakat Fucicort, aynı firmaya ait Fucidox Krem ile karıştırılmamalıdır. Fucicort ve Fucidox benzer özelliklere sahip olsalar da, farklı amaçlar için tasarlanmışlardır. Etken madde, Fusidium coccineum mantarından sentezlenir ve dermatoloji uzmanının şikayetinize göre seçeceği bir üründür.

Dermatoloji uzmanı, muayene sonrasında Fucicort veya Fucidix kullanmanızı önerebilir. İki kremi birbiri yerine kullanmak uygun değildir. Yoğunluk ve ilave madde farklılıkları, farklı amaçlar için uygundur. Fucicort Krem, iltihaplanma riskini azaltmak için kullanılabilir. Arı sokmaları, böcek ve sinek ısırıklarında etkilidir. Uygulama bölgesindeki bakteri nüfuzunu baskılar. Deri hastalıklarına bağlı olarak ortaya çıkabilen eklem ağrısına da iyi gelir.

Fucicort Krem, hafif yanıkların tedavisinde kullanılabilir. Yanmış bölgede bakterilerin üremesini önleyerek iyileşme sürecini hızlandırır. Ancak izlerin giderilmesi için sık kullanılan bir ürün değildir. Krem, yaranın temizlenmesine odaklanır ve iz karşıtı ürünlerle birlikte kullanılabilir. Krem kullanırken, cildinize zarar verebilecek kozmetik ürünlerden kaçınmak önemlidir. Ürünün yan etkileri, kozmetik kimyasallarla artabilir.

Fucicort Krem, sivilce, akne, çıban, hafif yara ve yanıkların tedavisi için uygundur. Ancak başı kopmuş sivilceler, kanlı yaralar veya kabuklaşmamış yanıklar gibi ciddi durumlarda kullanılmamalıdır. Kremdeki maddelerin vücutta emilmesi istenmeyen bir durumdur ve Fusidik asit, vücutta alerjik tepkilere neden olabilir. Sivilce kremi nasıl kullanılır sorusu için, kuru cilt üzerine ideal dozda uygulama yapılması önerilir. Eğer düzenli olarak kullanılan ilaçlarınız varsa, dermatoloji uzmanınızı bilgilendirmeniz gerekir.

Fucicort Krem’in Olası Yan Etkileri Nelerdir? 

Fucicort Krem'in Olası Yan Etkileri Nelerdir? 

Fucicort, bazı yan etkilere sahip bir kremdir ve bu nedenle dikkatli ve ölçülü bir şekilde kullanılması önerilir. Hassas ciltli gençler, dermatolog gözetiminde kullanmalıdır. Ancak, küçük çocuklar ve bebekler için uygun değildir ve pişik tedavisinde doğru bir seçenek olarak kabul edilmez.

Yaşlı bireylerin Fucicort kullanımı hakkında net bir veri bulunmamaktadır. Ancak, cilt durumuna bağlı olarak, yaşlılar da bu kremi kullanabilirler. Ancak, 18 yaşından küçüklerde uygulandığında tahrişe neden olabileceği için, bu yaş grubundaki kişilerin kullanımı sınırlandırılmalıdır. Olası yan etkiler arasında şunlar yer alabilir:

Uygulanmaması gereken yerler Olası etkileri
Göz kapaklarına ve göz altına Glokom (göz tansiyonu), yanma, kaşıntı, sulanma
Kulak içi Duyma kabiliyetinde azalma, bakteri popülasyonunda bozulma
Dudaklar ve ağız içi Mukozalarda bozulma
Yüz Kızarıklık, kaşıntı, hassas bölgelerde düşük dozda kullanım
Sürtünme ve terleme olan yerler Uygulama yeri şişmesi ve sertleşmesi, hassasiyet
Genital bölge Asit içeriği nedeniyle nem oranını etkileme, kaşıntı
Boğaz çevresi Solunum zorluğu, reaksiyonlar
Egzama Yanma, batma, kaşıntı, kızarma, döküntü, deride kuruluk

Araç kullanımına ve üreme yeterliğine etkisi yoktur. Prospektüste açıklanmış etkiler “Yaygın Olmayan” ve “Çok Seyrek” kategorisine girer. Çok seyrek etkilerin görülme ihtimali yaklaşık 10 binde 1’dir. Yaygın olmayan etkiler binde bir ihtimale sahiptir. Kremin olumsuz etkileri önemsiz sayılabilecek düzeydedir. 

Yan etki olasılığı, kullanıma paraleldir. Fucicort Krem tedavisi aniden kesilmemelidir. Cilt, kullanımla krem içeriğine alışır. Hekimin önerdiği doz, kontrollü seviyede azaltılabilir. Kreme ihtiyacınız kalmadığını anlıyorsanız, azalan oranda birkaç gün kullanıma devam edebilirsiniz. 

Fucicort Krem Nerelere Sürülür? 

Fucicort Krem Nerelere Sürülür? 

Fucicort’un araç kullanımı ve üreme yeterliğine etkisi yoktur. Yan etkileri prospektüste “Yaygın Olmayan” ve “Çok Seyrek” kategorilerinde açıklanmıştır. Çok seyrek etkilerin görülme ihtimali yaklaşık 10 binde 1 iken, yaygın olmayan etkilerin ihtimali binde birdir. Bu nedenle, krem genellikle güvenli bir üründür ve yan etkileri önemsiz düzeydedir.

Yan etki olasılığı, kullanım sıklığı ve süresine bağlıdır. Fucicort Krem tedavisi aniden kesilmemelidir çünkü cilt, kullanımla krem içeriğine alışmıştır. Hekimin önerdiği doz kontrollü seviyede azaltılabilir. Kremi kullanmaya devam etmek istemiyorsanız, azalan oranda birkaç gün kullanmaya devam edebilirsiniz. Bu, yan etki olasılığını azaltmaya yardımcı olabilir ve ciltteki tahrişi önleyebilir.

Fucicort Krem Nasıl Kullanılır? 

Fucicort Krem Nasıl Kullanılır? 

Fucicort Krem, 20 mg ve 30 mg’lık tüplerde mevcuttur. Tüpün kapağı polietilen yapıdadır ve ince karton kutuda prospektüsü ile sunulur. Kullanmadan önce, içerik hakkındaki talimatları okumanız ve değerlendirmeniz önemlidir. Kremin aktif maddesi fusidik asittir ve klorokrezol, setamakrogol 1000, setostearil alkol, sodyum di-hidrojen fosfat di-hidrat, sodyum hidroksit ve saf su gibi yardımcı maddeler içerir.

Fucicort Krem, diğer kremlerle karıştırılmamalıdır. Eğer birlikte kullanılacak ürünler varsa, önce veya sonra uygulanmalıdır. Kremin uygulanacağı bölge temizlenmiş, kuru ve açık yarasız bir alan olmalıdır. Uygulama dairesel hareketlerle yapılmalı ve tek veya çift parmak ucu kullanılmalıdır. Yoğun baskı uygulamak, kremi diğer bölgelere yayabilir. Tırnak veya sert cisimler kullanmadan, hafif baskı uygulayarak emilimi kolaylaştırmak gereklidir. Ayrıca, aşırı kullanım tahrişlere sebep olabilir. Kremlenmiş bölge birkaç saat boyunca sabun ve su temasından korunmalıdır.

Açılan tüpün kapağı iyice kapatılmalıdır. Tüp ağzında kuruma belirtileri görülürse, krem kullanımı önerilmez. Kremin karton kutuda saklanması faydalıdır. Kutu, sıcaklık değişiklikleri ve dış etkenlerden korunmaya yardımcı olur. Plastik tüp, güneş ışığından uzak, kuru ve serin bir yerde saklanmalıdır. Saklama ömrü 3 yıldır ve kullanım tarihi kontrol edilmelidir. Fucicort Krem, 30 dereceyi geçmeyen sıcaklıkta saklanmalıdır. Kremin buzdolabında veya sıcak yerlerde saklanması, yapısal bozulmalara sebep olabilir.

Fucicort Krem’in Faydaları Nelerdir? 

Fucicort Krem'in Faydaları Nelerdir? 

Fucicort, etken maddesi fusidik asit olan bir üründür. Bu materyal, iltihaplanma ve deri bozulmasına sebep olan bakterileri ortadan kaldırır. Fucicort Krem ne işe yarar sorusunun cevapları, tedavi edilebilecek problemlerle açıklanabilir. Fucicort ne için kullanılır diyorsanız, kullanım amaçları şöyledir:

Egzama Türü Tanım Fucicort Krem Kullanımı
Staz Egzama Dolaşım sistemi sorunları kaynaklı Ayak ve bacak egzaması için kullanılabilir.
Atopik Egzama Yaygın tür, kaşıntı belirgin El, parmak, bilek, yüz gibi yaygın bölgelerde kullanılabilir.
Diskoid Egzama Sulu ve kuru şekilde görülebilir Sulu egzama için uygundur.
Kontakt Dermatit Alerjik etkilerden kaynaklı Bileşenleriyle alerjenleri baskılar. Sabun ve deterjan kimyasallarının cilt dokusuna yerleşmesini engeller.
Nörodermatit Lekeli egzama, akşam saatlerinde artar Kaşıntı reaksiyonunu azaltarak yaşam kalitesini yükseltir.
Psöriyazis Deri ve tırnakları bozar Başlangıç seviyesindeki şikayetler için uygundur.
Diskoid Lupus Erit. Kelebek hastalığı, renk farklılaşması Cilde yansıyan sonuçları baskılar, sistemsel tedavi sağlamaz.
Böcek Isırıkları Şişkinlik, hafif kanama, ağrı oluşabilir Rutin aralıklarla temizlenmiş bölgeye uygulanabilir.
Sivilce ve Akneler Yağ oluşumlarına bağlı cilt sorunları Antibakteriyel etkisi işlevseldir.
Fucicort Krem'in Faydaları Nelerdir? 

Fusidik asit yan etkileri olan bir maddedir. Kullanım öncesinde muayeneden geçmek yararlıdır. Kremi reçetesiz kullanmak, ciltte alerjik komplikasyonlar oluşturabilir. Krem nasıl kullanılır sorusunun farklı cevapları bulunur. Lezyon miktarı ve yoğunluğu belirleyicidir. Fucicort ne işe yarar diyen kullanıcılar prospektüsten faydalanabilir. Hastanelerin dermatoloji bölümüne başvurmanız, şikayete uygun dozda Fucicort Krem kullanmanız gerekir. 


Ibucold C Ne İşe Yarar? TIKLA

Iburamin Zero Ne İşe Yarar? TIKLA

Okumaya Devam Et

Sağlık

Iburamin Cold Ne İşe Yarar?

Iburamin Cold ne işe yarar sorunun cevabını vermeden önce etken maddesi olan içerikleri tanımamızda fayda var. İburamin Cold içeriği içerisinde bulunan ana etken madde ibuprofen, psödoefedrin hidroklorür ve klorfeniramin olarak karşımıza çıkmaktadır. İburamin Cold ne işe yarar sorusuna kısa bir cevap vermek gerekirse, soğuk algınlığı, grip ve sinüzit başta olmak üzere üst solunum yolu enfeksiyonları durumlarında gözüken reaksiyonların giderilmesinde kullanılmaktadır. 

Published

on

Iburamin Cold Ne İşe Yarar

İçinde ibuprofen, psödoefedrin hidroklorür ve klorfeniramin olan İburamin Cold, soğuk algınlığı, grip ve sinüzit gibi üst solunum yolu enfeksiyonlarına iyi gelmektedir. Kullanarak, hastalık belirtilerini hafifletebilirsiniz.

Kişiler, hastalık dönemlerinde burun akıntısı, burun tıkanıklığı ve ateş benzeri belirtilerle karşılaşabilirler. Ancak, Iburamin Cold içindeki özel maddeler, bu semptomların hafifletilmesine yardımcı olabilir. İçerdiği ibuprofen etken maddesi, ağrı ve ateş azaltmaya yarayan bir iltihap sökücü olarak bilinmektedir. Bu sayede, kişilerin hastalık sürecinde daha rahat hissetmelerine yardımcı olabilir.

Iburamin Cold’da bulunan psödoefedrin, burun ve sinüslerdeki iltihapları gideren bir maddedir. Ayrıca klorfeniramin maleat, alerjik reaksiyonlara karşı doğal bir çözüm sunar. Bu reaksiyonlar histaminiyi tetikler. Iburamin Cold’un içerisinde ayrıca laktoz monohidrat, hipromelloz ve karmin gibi yardımcı maddeler de bulunur.

Iburamin Cold Ne İşe Yarar

İburamin Cold, ağrı kesmek için etkili bir ilaçtır. Soğuk algınlığı, baş ağrısı, diş ağrısı, eklem ağrısı gibi çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılır. Bu hastalıkların özellikleri, örneğin soğuk algınlığı ve baş ağrısı gibi rahatsızlıkların genellikle viral enfeksiyonlara bağlı olmasıdır. İburamin Cold, bu hastalıkların semptomlarını hafifletmek için kullanılır ve hızlı bir şekilde etki gösterir.İlacın etken maddeleri, ağrıyı hızlı bir şekilde azaltarak rahatlama sağlar. Bu nedenle, İburamin Cold sıkça tercih edilen bir tedavi yöntemidir.

  • Grip ve sinüzit türevi hastalıkları iyileştirmede etkindir. Grip problemi virüslerin sebep olduğu bir solunum yolu enfeksiyonu olarak bilinmektedir. İnfluenza olarak adlandırılan bu hastalığa halk arasında grip adı verilmektedir. Grip hastalığında virüsler burun, boğaz ve akciğerlere yerleşmektedir. Sinüzit rahatsızlığı ise yüz kemikleri içerisindeki boşlukların iltihaplanması sonucu ortaya çıkar. Sinüzit, koku almada güçlük çekmek, geniz akıntısı, koyu burun akıntısı ve tıkanıklığı belirtileri ile ortaya çıkabilir.
  • Burun akıntısı, burun tıkanıklığı durumlarının giderilmesi ve tedavi sürecinde oldukça etkilidir. Burun tıkanıklığı soğuk algınlığı, sinüzit, grip gibi durumlarda enfeksiyonların ve alerjilerin tetiklemesi ile meydana gelmektedir. Dış etkenli durumlar sebebi ile burun akıntısı ve burun tıkanıklığı gözlemlenmektedir. Örneğin mangal durumu burnu tahriş edebilir ve duruma sebebiyet verebilir.
  • Ateş ve ağrı durumlarının azaltılmasına katkıda bulunur. Ateş oluşumu bakteri ya da virüsler gibi pek çok nedenden ötürü olabilir. Vücut tasarımı itibari ile bağışıklık sistemi hipotalamusu etkilemektedir. Bu durumda vücut ısısı yükselir ve kişilerde ateş çıkması olarak bilinir. Vücut üzerinde tıpkı ısı ve basıncın ölçülmesi gibi ağrı eşiğini de algılayan organlar mevcuttur. Iburamin Cold bu ağrıların bastırılmasını sağlayan etkiler gösterir.
  • İltihap giderici bir etkisi olması ne işe yarar sorusuna verilebilecek cevaplardan biridir. İltihap tıp dilinde inflamasyon olarak adlandırılmaktadır. Tıbbi bir terim olan iltihap, tahriş ve yaralanma gibi durumlara vücudun vermiş olduğu bir tepkime belirtisidir. Bakteri ve virüs gibi bulaşıcı durumlarda iltihap oluştuğu gibi dış etmen kaynaklı yaralanmalar sırasında da oluşabilir.
  • Boğaz hastalıklarının ve ağrı durumlarının azaltılarak giderilmesi. Boğazlarda oluşan ağrı durumu o bölge üzerinde hissedilen yanma ve kuruma gibi hislerle başlamaktadır. Özellikle yutkunma sırasında kötüleşmekte olan boğaz ağrısı, tahriş olma ve çizilme durumlarının genel adı olarak bilinmektedir.
  • Baş ağrılarının iyileşmesini sağlar. Iburamin Cold başın belli bölümünde oluşan belirgin rahatsızlık durumlarına çözüm olmaktadır. Baş ağrıları kimi zaman zonklama kimi zamanda sıkıştırma olarak kendini gösterebilmektedir. Baş ağrısı durumları bir anda gerçekleşebildiği gibi yavaş yavaş meydana gelebilmektedir. Baş ağrıları birkaç saat ya da gün boyu sürebilen süreçlerdir. Bu ağrı durumları açısından Iburamin Cold önemli bir çözüm kaynağı olarak bilinmektedir.
  • Alerjik bazı nezle durumlarının tedavi süreçlerinde etkilidir. Tıp dilinde alerjik rinit olarak bilinen saman nezlesi kaşıntı ve tıkanıklık gibi belirtiler gösterebilir. Bu durumun bir reaksiyonu olarak gözlerde kaşıntı ve sulanma meydana gelirken, burun akıntısı ve hapşırma atakları gözlenebilir. Hastalık kendini sinüs basıncı belirtileri ile göstermektedir ve tedavi sürecinde ilacın etkisi oldukça önemlidir.
  • Kulak, burun, boğaz içerisinde oluşan iltihap durumlarının tedavi edilmesinde kullanılır. Kulak ağrısı, aşırı halsizlik, yüksek ateş, baş dönmesi, kendini kötü hissetme ve denge sorunları gibi durumlar kulak – burun – boğaz iltihaplarının habercisi olarak kabul edilmektedir. Bu gibi durumlarda Iburamin Cold oldukça etkili bir ilaç tedavi yöntemidir.
  • Farenjit ve soluk borusu iltihaplarının tedavisinde önemli bir ilaçtır. Tıp dilinde trakeit olarak bilinen soluk borusu enfeksiyonu soluk borusunda hissedilen ağrı, nefes darlığı, halsizlik ve şiddetli öksürük gibi belirtilerle ortaya çıkmaktadır. Bakteri ve virüslerin neden olduğu soluk borusu iltihapları çocuklarda daha sık gözlemlenmektedir. Bunun yanı sıra sigara ve alkol kullanımına bağlı olarak da hastalık görülebilmektedir.
  • Ödem ve vücutta kırgınlık belirtilerini azaltır. Vücut dokuları aşırı miktarda sıvı birikimi ile şişmeye başlar. Ödemler daha ellerde, ayaklarda, bacaklarda ve ellerde oluşmaktadır. Vücudun belirli uzuvlarında meydana gelen ödem bedenin diğer bölgelerine de sıçrayabilir.

Iburamin Cold Nedir?

Iburamin Cold Nedir

Iburamin Cold, soğuk algınlığı, ateş, göz yaşarması, burun akıntısı, hapşırma ve grip süreçlerini tedavi etmek için tasarlanmış bir ilaçtır. Antihistaminik grubuna aittir ve üst solunum yolu enfeksiyonlarını çözmede oldukça başarılıdır. Genellikle bu alanla ilgili problemlerde kullanılır. İburamin Cold, 12 veya 24 tabletlik paketler halinde reçete edilir ve tüm eczanelerden temin edilebilir. İburamin Soğuk algınlığı ilacının içerik bilgileri şu şekildedir:

  • Etken madde içeriği; İlaç içerisinde bulunan her bir film kaplı tablet 200 miligram ibuprofene eşdeğer olan 222.22 mg ibuprofen DC &90,30 mg psödoefedrin hidroklorür ve 2 mg kadar klorfeniramin maleat içermektedir.
  • Yardımcı madde içeriği; İlaç içerisinde yardımcı maddeler bulunmaktadır. Bunlar inek sütünden elde edilen laktoz monohidrat, mikrokristal selülozpH 102, magnezyum stearat, povidon K30, kolloidal silikon dioksit, hipromelloz, kroskarmelloz sodyum, titanyum dioksit (E171), polietilen glikol, karmoizin (azorubin) alüminyum lak (E122) yardımcı maddeleridir.

Iburamin Cold Ne İçin Kullanılır?

Iburamin Cold Ne İçin Kullanılır?

Iburamin Cold adlı ilaç, genellikle sıklıkla merak edilen bir sorudur. İlaç, PVC/PVDC/Al folyo blisterlerinde bulunan 12 veya 24 film kaplı tabletler şeklinde satılmaktadır. Her film kaplı tablet, 200 miligram ibuprofen, 30 miligram psödoefedrin hidroklorür ve 2 miligram klorfeniramin maleat içerir. Ilacın nasıl kullanılacağına dair daha fazla bilgi için doktorunuza danışabilirsiniz.

Klorfeniramin, vücudumuzdaki histamin miktarını düşürerek hapşırık, göz sulanması, burun akıntısı ve kaşıntı gibi belirtileri azaltan bir antihistaminik ilaçtır. Iburamin Cold ise, steroid içermeyen bir iltihap giderici olan non-steroid antiinflamatuvar ilaç grubunda yer almaktadır. Ibuprofen adlı etken maddesi, vücutta inflamasyona neden olan hormonların miktarını azaltarak ağrıyı hafifletir.

Iburamin Cold ilacı, burnunuzu etkileyen hastalıkların tedavisinde kullanılır. Bu hastalıklar arasında sinüzit, soğuk algınlığı, grip ve üst solunum yolu enfeksiyonları yer alır. Bu hastalıklar sırasında burun tıkanıklığı, akıntısı ve ateş gibi sıkıntılar yaşarsınız. Psödoefedrin maddesi sayesinde, burun içindeki damarlar küçülür ve tıkanıklık azalır. Bu sayede, Iburamin Cold ilacı belirti ve rahatsızlıklarınızı rahatlatır.

Iburamin Cold Nasıl Kullanılır?

Iburamin Cold Nasıl Kullanılır?

Iburamin Cold kullanmadan önce, uzman bir doktora danışmak önemlidir. İlaç kullanımı hakkında en doğru cevap doktorunuzun tavsiyesidir. Tabletler 4 ila 6 saat arasında kullanılmalıdır ve bir günde en fazla 6 tane alınabilir. İlacın yutulması gereklidir ve kullanım talimatlarına uyulması önemlidir.

İlaç kullanırken bol su içmek önemlidir. Eğer doktor farklı bir öneri vermemişse, ilacı en fazla 5 gün boyunca kullanmak gerekir. İlacı aldıktan sonra hala fayda görmüyorsanız, doktorunuza başvurun. Iburamin Cold’un kullanım talimatı, 12 yaş altı çocuklara uygun olmadığını belirtmektedir. Bu nedenle, Iburamin Cold’u kaç yaşındakiler kullanabilir diye sormamak önemlidir. Daha fazla bilgi için doktorunuza veya eczacınıza başvurabilirsiniz.

Doktorunuzun size farklı bir tavsiyesi olmadığı sürece, ilacı kullanmayın. Çocukların ilacı kullanıp kullanamayacağı hakkında doğru bilgileri doktorlarınızdan almanız önemlidir. Iburamin Cold ilacı, 60 yaşın üstündeki hastalar için kullanıldığında dikkat edilmelidir. Yaşlı hastalar için özellikle, ilacın nasıl kullanılacağı konusu çok önemlidir. Bu ilaç, yaşlı hastalarda ciddi yan etkilere neden olabilir. Bu sebeple, doktorunuza danışmadan ilaç kullanmamalısınız.

60 yaş ve üstü hastalar, Iburamin Cold ilacını doktor gözetiminde kullanmalıdır. Emziren ve hamile kadınların ise kesinlikle doktora danışmadan ilacı kullanmamaları önerilmektedir. İlaçtaki bazı maddeler, anne sütünden emzirilen çocuklara geçebilir. Bu nedenle hamile ve emziren kadınlar risk altındadır. Bu durumda, hamilelikte ilacın nasıl kullanılacağı konusu son derece önemlidir.

İburamin Cold’un Olası Yan Etkileri Nelerdir?

İburamin Cold’un Olası Yan Etkileri Nelerdir?

“Iburamin Cold” adlı ilaç, yan etkileri nedeniyle dikkat edilmesi gereken bir film tablet formdadır. İbu profen, klorfeniramin, psödoefedrin gibi bileşenlere alerjiniz varsa kullanmamalısınız. Nasıl kullanılacağına dair doğru bir cevap olarak, şiddetli yüksek tansiyon ve çarpıntıya sebep olan hastalıklar sırasında kullanılmaması gerektiği söylenebilir. Ayrıca, şiddetli kalp yetmezliği hastalığı, mide-bağırsak kanaması veya kanama eğilimli bir tanı durumunuz varsa, “Iburamin Cold” kullanmamalısınız. İlaç kullanırken doktorunuza danışmanız oldukça önemlidir. İlacın bazı bilinen yan etkileri şunlardır:

  • Karın ağrısı şikayetleri
  • Nefes almada zorluk çekmek
  • Cilt üzerinde döküntü oluşumu
  • Ciltte ve gözlerde oluşan sarılık
  • Baş dönmesi belirtileri
  • Göğüste ağrı hisse
  • Kalp atışlarında düzensizlik
  • Işığa karşı hassasiyet hissi
  • Kalp atışlarında oluşan çarpıntı
  • Beyaz kan hücreleri olan lökosit miktarında azalma
  • (Oral ülserasyon) ağız iltihabı
  • Kötü bir koku şeklinde yapılan dışkılama
  • Bağırsak içerisinde gaz oluşumu
  • Duyma işleminde güçlük çekmek

İlacı kullanırken dikkat etmeniz gereken bazı durumlar vardır. İlacın yan etkileri olabilir, bu nedenle ilacın faydaları ve riskleri hakkında doktorunuza danışmanız önemlidir. Ayrıca, doktorunuzun önermediği durumlarda ilacı kullanmamanız da önemlidir. Bu şekilde, ilaç tedavisi sizin için en iyi şekilde çalışabilir.

  • Hamile kadınların gebeliğin son üç ayı
  • Şiddetli karaciğer rahatsızlığı
  • Şiddetli böbrek sorunu ve yetmezliği durumu
  • 12 yaşından küçük olan çocuklarda yan etkileri görülebilmektedir ve tavsiye edilmez.
  • (Koroner arter) Kalbin beslenmesini sağlayan damar rahatsızlıkları durumu
  • Iburamin Cold kullanımı sırasında bazı antidepresan, atropin ve beta blokerler içeren yüksek tansiyon ilaçları, astım tedavisi ilaçları, kan toplanması ilaçları, iştah baskılayıcılar, duygu durum bozukluğu için kullanılan moklobemid, doğum sırasında rahim kasılmasına uyarıcı olan oksitosin, migren tedavisi için alınan ergotamin ve metiserjit, depresyon tedavisi için verilen monoamin oksidaz inhibitörleri ilaç çeşitleri kullanıyor veya ilaçların kullanımı ardından 2 hafta süre geçmediyse kullanılmamalıdır.
  • İlacı kullanımdan daha önce (Ibuprofen), aspirin ya da diğer steroid olmayan iltihap kurutuculara alerjik reaksiyonlar ve tepkimeler gösterdiyseniz kullanılmamalıdır.
  • Yukarıda sözü edilen ilaçlara karşı daha önce bağırsak ve mide kanaması ya da delinmesi söz konusuysa kullanılmamalıdır.
  • Tekrar eden onikiparmak bağırsağı ülseri, mide ülseri, mide iltihabı, bağırsak ve mide kanaması gibi durumlar varsa veya daha önce tekrar ettiyse kullanılmamalıdır.

“Ibucold C” adlı ilaç ne işe yarar? Merak edenler için cevap burada! Bu ilaç ağrı kesici ve ateş düşürücü özellikleri ile bilinir. Baş ağrısı, diş ağrısı, kas ağrısı, adet sancısı ve grip gibi durumlarda kullanılabilir. Ancak, herhangi bir ilaç kullanmadan önce doktor tavsiyesi alınması önemlidir. Daha fazla bilgi için, tıklayabilirsiniz.

Nurofen“, baş ağrısı, diş ağrısı, adet sancısı gibi ağrılarla başa çıkmak için kullanılan bir ilaçtır. Ayrıca ateş düşürücü özellikleri de bulunmaktadır. İçeriğindeki ibuprofen maddesi sayesinde ağrıyı hafifletir ve ateşi düşürür. Ancak bu ilacı kullanmadan önce mutlaka doktorunuza danışmalısınız. Doz aşımı ya da yanlış kullanım ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.”

Okumaya Devam Et

Haber

Aile Hekimi Değiştirme Nasıl Yapılır?

Aile Hekimi Değiştirme Nasıl Yapılır? Aile hekimini değiştirmek adına ALO 182 MHRS çağrı merkezini aramak ve burada sizinle iletişime geçen müşteri temsilcisine talebinizi iletmek mümkündür. Bu şekilde aile hekimi değiştirme işlemi kolaylıkla yapılmaktadır. Ancak internet üzerinden nasıl yapılır diye merak edenler varsa bu seçenek de oldukça pratiktir. İşlemlerini internet üzerinden gerçekleştirmek isteyen vatandaşlar MHRS’ye E-Devlet şifresi ile giriş yaparak aile hekimi değiştirme talebini internet üzerinden kurumla paylaşabilmektedir.

Published

on

aile hekimi değiştirme

Her bireyin otomatik olarak kayıtlı olduğu bir aile hekimi vardır. Ancak bazı sebeplerle, örneğin taşınma veya memnuniyetsizlik, aile hekimi değiştirme işlemi yapılabilir. E-Nabız uygulaması üzerinden kolayca yapılan bu işlem için 3 ayda bir en fazla 1 kez değiştirme hakkı tanınmaktadır. Ayrıca değiştirme işlemi, her ayın 5’i ile 21’i arasında gerçekleştirilebilir.

Aile Hekimi Değiştirme

Aile Hekimi DeğiştirmeAile Hekimi Değiştirme

Bazı nedenlerden dolayı aile hekiminizle çalışmaktan memnun değilseniz veya yer değiştirmeye karar verdiyseniz, aile hekiminizi değiştirmek isteyebilirsiniz. Bu işlemi nasıl yapabileceğinizi merak ediyor olabilirsiniz. Endişelenmeyin, aile hekimi değiştirme işlemini internet üzerinden kolayca yapabilirsiniz. Yeni bir aile hekimini seçmek için sadece il, ilçe ve birime göre arama yapmanız yeterli. Böylece hiçbir kuruma gitmeniz veya dilekçe yazmanız gerekmez. Sıra bekleme gibi bir durum da söz konusu değildir.

Tüm aile hekimi değiştirme işlemleri, internete bağlı olan cihazlarla çok kısa bir sürede yapılabilir. Ayrıca, Merkezi Hekim Randevu Sistemi aracılığıyla aile hekimi bulma, değiştirme, randevu alma ve tahlil sonuçlarını öğrenme gibi birçok işlem de yapılabilir. Bu işlemler oldukça pratiktir ve nasıl yapılacağı konusunda meraklı olanlar için kolaydır.

Aile Hekimi Değiştirme İşlemleri Nasıl Yapılır?

Aile Hekimi Değiştirme İşlemleri Nasıl Yapılır?Aile Hekimi Değiştirme İşlemleri Nasıl Yapılır?

E-Nabız ve E-Devlet üzerinden yapabileceğiniz aile hekimi değiştirme işlemini, birçok kişi merak ediyor. Aile hekiminizi değiştirmek için Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan formu doldurmanız gerekiyor. Bu formda değişiklik sebebini doğru bir şekilde belirtmeniz önemlidir. Bu işlem sayesinde, aile hekiminizi kolaylıkla değiştirebilirsiniz. E-Nabız sitesi ve E-Devlet hizmetlerinden yararlanarak, bu işlemleri daha hızlı ve kolay bir şekilde yapabilirsiniz.

İkametgah değişikliği için seçenek işaretleyin!

Eğer ikametgah adresiniz değiştiyse, bu durumu belirtmek için seçenek işaretlemeniz gerekiyor. Ayrıca, eğer aile hekiminizle ilgili bir şikayetiniz varsa ve değiştirilmesini istiyorsanız, seçenekler arasında “Kendi İsteği” seçeneğini seçebilirsiniz. Bu değişiklik işlemi yaklaşık 15 gün içinde tamamlanacak ve size yeni bir aile hekimi atanacaktır. Aynı şekilde, şikayetinizin olduğu aile hekimi de değiştirilebilir. Bu işlemler için gerekli adımları atmak oldukça kolay!

Aile Hekimi Değişikliği İnternet Üzerinden Nasıl Yapılır?

Aile Hekimi Değişikliği İnternet Üzerinden Nasıl Yapılır?Aile Hekimi Değişikliği İnternet Üzerinden Nasıl Yapılır?

Aile hekimi değiştirmek isteyenler için birkaç seçenek mevcut. En popüler yöntem, ALO 182 MHRS çağrı merkezini aramak ve müşteri temsilcisi ile konuşarak talebinizi iletmek. Bu şekilde değişiklik kolaylıkla yapılabilir. İnternet üzerinden işlem yapmak isteyenler ise, E-Devlet şifresiyle MHRS’ye giriş yaparak aile hekimi değiştirme taleplerini paylaşabilirler. Hem pratik hem de oldukça hızlı, bu yöntemler sayesinde aile hekimi değiştirme işlemleri artık daha da kolay hale geldi.

Aile Hekimi Değiştirme Dilekçe Formu Gerekli mi?

Aile hekimini değiştirmek isteyenlerin internet üzerinden bir dilekçe ya da form çıktısı alıp imzalamaları şart değil. Basitçe tercih ettikleri aile hekimine bu değişiklik taleplerini iletmeleri yeterli olacaktır. Talep sonrası, aile hekimi bilgisayardan tercih edilen kişiye “Aile Hekimliği Tercih/Değiştirme Formu”nu vererek değiştirme işlemi tamamlanacak. İnternet üzerinden yapılabilen bu işlem, bazı vatandaşlar için karmaşık gelebilir. Bu durumda, tercih edilen aile hekimi ile iletişime geçerek değiştirme isteğini doğrudan kendilerine iletebilirler.

Aile Hekimi Değiştirme Başvurusu

Aile Hekimi Değiştirme BaşvurusuAile Hekimi Değiştirme Başvurusu

Aile hekimi değişikliği yapmak isteyenler, farklı yöntemlerle başvuruda bulunabilirler. En kolay yöntem, E-Devlet üzerinden başvurudur. Ancak, bu işlemi gerçekleştirmek için bazı şartların yerine getirilmesi gerekmektedir.

Aile hekimi değişikliği yapmak için gerekli kriterler şunlardır:

1. Yeni bir aile hekimi seçilmiş olmalıdır.

2. Eski aile hekimiyle arasında düzenli bir hasta-hekim ilişkisi bulunmamalıdır.

3. Sağlık Bakanlığı’nın belirlediği randevu tarih ve saatlerinde başvuru yapılmalıdır.

E-Devlet üzerinden aile hekimi değişikliği yapmak isteyenler, kişisel bilgilerini girdikten sonra yeni aile hekimlerini arayabilirler. Randevu alındıktan sonra, başvuruları işleme alınacaktır. Ancak, randevu taleplerinin yoğunluğuna göre işlemler birkaç gün sürebilir.

Ayrıca, aile hekimini değiştirmek isteyenler, Sağlık Bakanlığı’nın web sitesi veya Alo 184 hattını da kullanabilirler. Bu yöntemlerle de başvuru yapmak mümkündür.

Sonuç olarak, aile hekimi değişikliği yapmak isteyenler için birkaç seçenek mevcuttur. E-Devlet, Sağlık Bakanlığı web sitesi ve Alo 184 hattı, kolay ve hızlı bir başvuru yapma imkanı sunmaktadır. Ancak, başvuru yaparken gerekli kriterlerin yerine getirilmesi önemlidir.

  • Geçilmek istenen aile hekimi 4.000’den fazla kayıtlı vatandaşa sahip ise geçiş yapamazsınız.
  • Son 3 ay içerisinde yalnızca 1 defa geçiş yapılabilmektedir.
  • Geçiş tarihleri ise her ayın 5′ i ve 21’i arasında yapılır. Bu tarihlerde yapılan işlemler aynı günün gecesi 23:59’da gerçekleşir. Ancak ayın 21′ inden sonraki işlemler diğer ayın 5′ ine kadar bekletilir.

Aile hekimi listesindeki yeşil renk, 500 altında nüfusa sahip aile hekimlerini temsil eder. Bu hekimler, geçiş yapmak için uygun kabul edilir. Listede bulunan sarı renk ise 3500-4000 arası nüfusa sahip aile hekimlerini belirtir ve geçiş için uygundur. Ancak, kırmızı renk ile gösterilen aile hekimi 4.000’den fazla nüfusa sahiptir. Bu nedenle seçim yapmak mümkün değildir. Aile hekimi listesi, sağlık hizmeti alırken vatandaşlarımızın doğru karar vermeleri için son derece önemlidir.

Aile Hekimi Otomatik Olarak Değişebilir mi?

Sağlık konusunda değişiklikler yapacak bir kanun teklifi var. Bu teklifte, “Sağlık Bakanlığı, kendi planlama doğrultusunda, hastaların kayıtlarını istediği doktordan alarak kendi seçtiği doktora da taşıyabilecek” deniyor.

Aile Hekimi Değiştirme İşlemi Sırasıyla Nasıl Yapılır?

Aile Hekimi Değiştirme İşlemi Sırasıyla Nasıl Yapılır?Aile Hekimi Değiştirme İşlemi Sırasıyla Nasıl Yapılır?

Aile hekiminizi değiştirme işlemini başarıyla tamamlamanız için E-Devlet üzerindeki E-Nabız sistemine erişim sağlamanız gerekmektedir. Ancak işlem esnasında bazı adımları izlemeden geçmeniz durumunda işleminiz tamamlanamayabilir. Bu nedenle aşağıdaki adımları sırasıyla izleyerek işleminizi tamamlayabilirsiniz:

1. E-Devlet sistemine giriş yapın ve kullanıcı bilgilerinizle oturum açın.
2. E-Nabız sistemine erişim sağlayın.
3. E-Nabız sistemine girdikten sonra sol menüdeki “Hekim İşlemleri” sekmesine tıklayın.
4. Karşınıza çıkan listede “Aile Hekimim Değişti” seçeneğini seçin.
5. “Aile Hekimim Değişti” sayfasına ulaştığınızda “Yeni Aile Hekimi Seç” butonuna tıklayın.
6. Şimdi size en yakın olan aile hekiminizi seçin ve “Kaydet” butonuna tıklayın.
7. Son olarak, sistem size aile hekimi değişikliğiyle ilgili bir onay mesajı gösterecektir. Bu mesajdaki “Onayla” butonuna tıklayarak işleminizi tamamlayabilirsiniz.

Yukarıdaki adımları doğru bir şekilde izleyerek aile hekiminizi değiştirebilirsiniz. E-Nabız sistemini kullanarak işlemlerinizi daha hızlı ve kolay bir şekilde halledebilirsiniz. Herhangi bir sorun ya da soru için sağlık kuruluşlarından bilgi alabilirsiniz.

E-Nabız sistemine kaydı olan vatandaşlar, aile hekimlerini değiştirmek istedikleri takdirde https://enabiz.gov.tr/ adresine giriş yapabilirler. Böylece ‘Aile Hekimi Değiştir’ seçeneğine kolaylıkla ulaşabilirler. Aynı zamanda bu alanda ‘Hangi aile hekimindeyim?’ sorusunun cevabını da öğrenebilirler. Yani, mevcut aile hekimlerinin adları bu bölümde yazılıdır ve hemen altında ‘Aile Hekimi Değiştir’ seçeneği mevcuttur.

Bir seçeneğe tıkladığınızda, yeni bir sayfa açılır. Bu sayfada, istediğiniz doktorun konum bilgilerini girmeniz gerekiyor. Böylece, istediğiniz doktoru kolayca bulabilirsiniz.

Seçtiğiniz il ve ilçeye göre aile sağlığı merkezlerinin listesi anında karşınıza çıkacak! Aradığınız merkezi seçerek sayfanın altındaki doktorlara hızlıca geçebilirsiniz.

Hedeflediğin doktorun adını seçip kutucuğunu işaretle. Sonra da sayfanın altında yer alan ‘Aile Hekimi Değiştir’ butonuna tıkla. Bu kadar basit!

E-Nabız Kaydı Olmayan Kişiler Nasıl Aile Hekimi Değişikliği Yapabilir?

E-Nabız Kaydı Olmayan Kişiler Nasıl Aile Hekimi Değişikliği Yapabilir?E-Nabız Kaydı Olmayan Kişiler Nasıl Aile Hekimi Değişikliği Yapabilir?

E-Nabız’a kayıt olmak isteyen vatandaşlar için işlemler oldukça kolaydır. İlk önce, sistemde kaydı bulunmayanlar e-Devlet üzerinden sisteme giriş yapabilirler. Ancak, sisteme kayıt olmak daha iyi bir seçenek olabilmektedir.

Kayıt işlemini gerçekleştirmek için izlenecek adımlar şu şekildedir:

1. Öncelikle, e-Devlet sisteminde bulunan “E-Nabız” hizmetine giriş yapın.
2. Daha sonra, “E-Nabız’a üye ol” seçeneğini tıklayın.
3. Karşınıza çıkan formda, kişisel bilgilerinizi eksiksiz bir şekilde doldurun.
4. Son olarak, formda verdiğiniz bilgileri doğrulamak için e-Devlet şifrenizi kullanarak işlemi tamamlayın.

Bu kadar basit! Artık E-Nabız sistemine kayıt oldunuz ve sağlık bilgilerinize her zaman kolayca erişebilirsiniz.

  • E-Devlet sistemi üzerinden E-Nabız’a kayıt olunabilmektedir. Bunun için ilk olarak E-Devlet sistemine giriş yapmak gerekmektedir.
  • Sayfa açıldığı zaman ekranda ‘Kimliğimi Şimdi Doğrula’ butonu görülecektir. Bu seçeneği tıklamak gerekmektedir.
  • Açılan sayfada T.C kimlik ve şifre girerek sisteme giriş yapılmaktadır.
  • E-Devlet üzerinden TC ve şifre ile giriş yapıldıktan sonra (https://www.turkiye.gov.tr/saglik-bakanligi-E-Nabız-kisisel-saglik-sistemi) adresine erişim sağlamak gerekmektedir.
  • Giriş yapılmasının ardından E-Nabız uygulaması ile alakalı bilgileri burada görmek mümkündür. Sayfanın altında bulunan ‘Uygulamaya Git’ butonuna tıklanır.
  • Otomatik bir şekilde sayfa https://enabiz.gov.tr adresine yönlendirecektir. Burada gerekli bilgiler girilir ve şifre belirlenir. Daha sonra kayıt işlemi tamamlanmış olur.

Sonrasında ise aile doktorunu değiştirmek isteyenler, öncelikle yukarıdaki talimatları izlemeli ve aile doktoru değiştirme işlemini tamamlamalıdır.

Aile Hekimi Nedir?

Türkiye’de aile hekimliği dediğimiz özel bir sağlık hizmeti vatandaşların hayatını kolaylaştırıyor. Aile hekimi, bireyler ve aileler için her türlü sağlık hizmetini sunan bir uzman. Tüm yaş gruplarına ve hastalıklara karşı hizmet veriyor. Amacı ise hastalıkların başlangıç aşamasında önleyici tedbirler alarak birey ve ailelere sağlık hizmeti sunmak. Ayrıca aile hekimleri hastalıkların erken teşhis ve tedavi edilmesini sağlıyorlar. Bu uygulama sayesinde vatandaşlar sağlıklı bir yaşam sürdürerek, hastalıklarla mücadele edebiliyorlar.

Bir toplumda insanların sağlıklı ve mutlu bir yaşam sürdürebilmesi için aile hekimliği kurumu çok önemlidir. Aile hekimleri, sorumluluğu altındaki kişilerin sağlık durumlarını düzenli olarak takip eder ve gerekli durumlarda tedavi ya da bakım sağlarlar. Ayrıca, birinci seviye sağlık hizmetlerinin aile hekimleri tarafından verilmesi sayesinde ikinci ve üçüncü seviye sağlık kurumlarının da daha verimli hizmet vermesi sağlanır. Bu nedenle, aile hekimliği kurumu toplum sağlığı için hayati bir öneme sahiptir.


Acil Tıp Teknisyeni Nasıl Olunur? TIKLA

Profesör Maaşı Ne Kadar? TIKLA

Okumaya Devam Et

Trend İçerikler